Bir sokak kalır içimizde,
adı değişse de.
Duvarına yasladığımız bisiklet
çoktan başka bir çocuğundur.
Pencereyi kimin açtığını
artık bilmeyiz.
Yine de oradan geçerken
adımlarımız kendiliğinden yavaşlar.
Bir ses gelir diye değil,
gelmediğini duymak için belki.
İnsan bazı yoklukları
aynı yerde bulmak ister.
Kapının boyası yenilenmiştir,
eşikteki çatlak durur.
Elimiz gitmez zile;
parmağımızda eski bir bekleyiş.
Sonra yürürüz.
Sokağın sonuna varmadan
çocukluğumuz başka bir yöne döner.
Biz yolumuza devam ederiz,
içimizde
bir kapının kapanmayan sesi.



